funda-gurayNice reklam filmlerinde ve dizilerde oynadıktan sonra, Fox TV’de yayınlanan “Ruhumun Aynası” dizisi ile tanıdık onu. Ramazan boyunca ise Fox TV’deki “Ege’de Şeflerin İftar Sofraları” programı ile evlerimize konuk oldu. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde aldığu tiyatro eğitiminin yanı sıra, Reklamcılık ve İşletme’den çift diploma sahibi Funda Güray, çalışırken gezebileceği programlar hazırlayıp sunmayı diliyor. Bu yetenekli, sempatik ve enerjisi yüksek kadın, kısa zamanda adını daha da çok duyuracak.

Oyunculuk ve sunuculuk nasıl başladı? Dizi seti ile reklam seti arasında nasıl farklar var? Hangisi daha yorucu ve keyifli geliyor?

Oyunculuk çocukluğumdan beri istediğim bir şeydi aslında ama babamın isteğiyle farklı bir bölüm okudum. Üniversitedeyken arkadaşımın beni ajansa yazdırmasıyla da başladı oyunculuk. İlk önce bir kaç reklamda oynadım. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nden oyunculuk dersleri aldıktan sonra küçük kadınlar dizisiyle de dizi piyasasına girmiş oldum. Bir çok reklamda oynamış biri olarak reklam setlerinin yeri bende ayrı, dizi de karakter yaratıp oyunculuğun ortaya çıkartılması daha keyifli belki ama ben reklam setlerini daha çok seviyorum. Gerçi bende reklamcıyım ondan da seviyor olabilirim. Setlerde kolay diye bir şey yok bence, her ikisinin de zorlukları var.

Üniversitede hangi eğitimi aldınız? Bu bölümü neden seçtiniz?

Kocaeli Üniversitesi’nde işletme okudum aynı zamanda da çift anadal yaptım. İşletme okurken aynı zamanda reklamcılık ta okudum biraz, seviyorum sanırım ders çalışmayı. Şimdi Haliç Üniversitesi’nde oyunculuk yüksek lisansı yapıyorum.

Yakın gelecekte başka hangi projeleriniz olacak? Nasıl bir program hazırlayıp sunmayı hayal ederdiniz?

Şu an bir film var, başladık çekimlerine adı “Bünyamin”. Deniz karakterini oynuyorum, çok keyifli bir iş bakalım. Yine program yapmak istersem “Ege’de fundaŞeflerin İftar Sofraları” programımda olduğu gibi gezi programı olabilir. Müzik programı olabilir, seviyorum sunuculuk yapmayı.

“Ege’de Şeflerin İftar Sofraları” yorucu muydu? En çok hangi yörenin iftar yemeklerini beğendin? Ege mutfağı sence hafif ve sağlıklı mı?

Evet biraz yorucu geçti. İnsanlar bana hem tatil yapıyorsun, hem çalışıyorsun dese de 12 saatten fazla çalışıyorduk. Ama çok keyifli ve muhteşem bir ekibimiz vardı, onlar sayesinde eğlenceli geçti. En çok ta Kuşadası Kirazlı Köyü’ndeki şefimizin yaptığı yemekleri sevdim. Ege’nin yemekleri zeytinyağlı ağırlıklı olduğu için hem sağlıklı, hem lezzetli, hem de hafif. 

Günümüzde gençler basın-yayın ya da radyo-televizyon okuyup medya sektörüne girmek istiyor. Onlara nasıl tavsiyeler verirdiniz? Sektör anlamında genel anlamda ne düşünüyorsunuz?

Eğer kamera arkası bir şeyler yapmak istiyorlarsa Radyo Sinema Televizyon okumaları tabii ki çok mantıklı. Oyunculuk isteyenlerin ise Konservatuara gitmelerinde fayda var. Farklı bir bölüm okusalar bile mutlaka oyunculuk üzerine bir şeyler yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Ben oyunculuğumu geliştirmek için yüksek lisansın yanı sıra cast direktör asistanlığı yaptım mesela. 

Türkiye’de ekranlarda tutunabilmek, başarılı olabilmek için nasıl bir strateji izlemek lazım?

Bu sektörün içinde kalıp bir yerlere gelebilmek çok zor gerçekten, çok çaba sarf etmek ve sabretmek gerekiyor. Önemli olan bıkmadan usanmadan hayallerinin arkasından gidip pes etmemek. 

Yoğun rutin arasında eğlenceye vakit bulabiliyor musunuz? Bu yaz yolculuk planlarınızın arasında nereleri var?

Açıkcası gece hayatını sevenlerden değilim, arkadaşlarımla birlikte vakit geçirmek bana daha eğlenceli ve keyifli geliyor. Bu yaz “Ege’de Şeflerin iftar Sofraları” programı sayesinde Altınoluk , İzmir, Çeşme, Alaçatı, Marmaris, Bodrum, Kuşadası, Kaş gibi gözde beldeleri dolaştım. Çalıştığım için denize girmek pek mümkün olmadığı için şimdilerde Bodrum’a dönüp sadece denize girip güneşlenmek istiyorum. Eğer setten fırsatım olursa da Yunanistan’a gitmeyi planlıyorum. 

guray-fundaDeniz kenarı mı, doğa mı, yoksa daha evvel bulunmadığınız enteresan bir şehri mi tercih edersiniz?

Ben tatilin her türünü seviyorum, ister deniz kenarı olsun, ister doğa olsun, isterse bilmediğim bir yere gidip orayı keşfetmek olsun, hepsinin yeri ayrı. Ama en çok sevdiğim, yazı sahil şeridi boyunca gezerek geçirmek. Bir yerde günler geçirmektense vaktim varsa gezmeyi tercih ediyorum. 

Tatile giderken yanınıza hangi kozmetik ürünlerini alacaksınız? 

Tatile giderken 50+ güneş koruyucumu ve nemlendiricimi almayı ihmal etmem. Çok beyaz tenli olduğum için ve alerjik bir yapısı olduğu için güneş koruyucusuz asla çıkmam. Yazın makyaj yapmayı sevmiyorum, setim de yoksa makyaj malzemesi olarak bir tek maskaramı yanıma alırım. Denizden sonra saçlarım yıpranmasın diye de güneşten koruyucu bakım spreylerinden alıyorum.

Hazırlayan: Ece Çağlar

Fotoğraf: Murat Dikmen (Lightbox İstanbul)

Fotoğraf asistanı: Doğan Çiftçi

Makyaj: Gamze Unat (Kryolan)

Saç tasarımı: Yiğittan Demiralp (Kum Agency)   

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir